Kurbağalar #HayvanlarAlemi

Merhaba dostlar,

Serinin yeni bölümünde, kurbağalardan bahsedeceğiz. Kurbağalar hakkında, farklı kaynaklardan topladığım bilgileri sizlerle paylaşacağım.

Kurbağalar, hem suda hemde karada yaşayabilen bir hayvan türüdür. Omurgalılar sınıfının, 4. alt şubesini oluştururlar. Deniz hariç; bataklık, göl ve tatlı sularda yaşayabilirler.

İnce, tüysüz ve ıslak bir deri yapısına sahiplerdir. Birçok renkte olabilirler. Genelde parlak bir renkli deriye sahip olurlar. Arka bacakları, ön bacaklarına oranla daha uzun ve daha kuvvetlidir. Arka bacakların güçlü ve uzun olması, kurbağalara özellikle zıplama konusunda büyük bir avantaj sağlar. Kurbağalar, kendi uzunluklarının 20 katından fazla uzaklığa zıplayabilirler. Bu bir insanın 30 metre zıplaması ile eşdeğerdir.

Çok keskin bir görme yetileri vardır. En ufak bir böcek hareketini bile tespit edebilirler. Dillerinin ucu üst çenelerine yapışıktır, arkaları ise serbest konumdadır. Bu sayede kurbağa, dilini oldukça hızlı bir şekilde ileriye fırlatabilir. Ve bu sayede böcekleri, kaçmalarına fırsat vermeden milisaniyeler içerisinde avlayabilir.

Kurbağalar, balıklarla ortak özellikler taşımaktadır. Balığı andıran, solungaçları vardır. Yavru kurbağalar solungaçları ile, ergin kurbağalar ise akciğer solunumu ile oksijen ihtiyaçlarını karşılarlar.

Bunun yanı sıra deri ile solunum yapabilirler. Daha önce yapılan deneylerde, akciğerleri çıkartılan kurbağaların derileri ile nefes alış verişlerine devam ettikleri görülmüştür. İnce deri yapıları, kılcak damarlar ile çevrilidir. Derinin inceliği sayesinde, deriden geçebilen oksijen; burada bulunan kılcak damarlardaki kirli kanların temizlenmesine olanak sağlamaktadır.

Derilerini bu denli avantajlı kullanabilmenin de bir bedeli vardır. Derileri sürekli ıslak kalmak zorundadır. Bu nedenle nemli ortamlarda ve özellikle gölgeliklerde yaşamaya gayret ederler. Eğer derilerinde bulunan nem kurursa, kurbağa boğularak ölür.


Dünya üzerinde, 5.000’den fazla kurbağa türü yaşamaktadır. Bu türler arasında, oldukça ilginç özelliklere sahip türler bulunmaktadır. Örneğin; en zehirli tür olarak bilinen, Zehirli Ok Kurbağa’sının zehrinden alınan 1 gram, 100.000 insanı öldürebilecek güçtedir.

En büyük kurbağa türü; Goliath Kurbağasıdır. Batı Afrika’da yaşayan bu tür, 70 cm uzunluğa ve 3 kg ağırlığa ulaşabilir.

Kurbağalar su içmek zorunda değillerdir. Deri yapıları suyu dışarıdan emdiği için, su ihtiyaçlarını bu şekilde karşılamaktadırlar.

Bazı kurbağa türlerinin çiftleşme çağrıları, 1.6 km uzaklıktan duyulabilir.

Benim en çok dikkatimi çeken kurbağa türüne gelelim. Kuzey Amerika Kurbağası olarak bilinen tür, kış aylarında donması ile meşhur. Bu türün inanılmaz bir yeteneği var. Kış ayları geldiğinde, vücudundaki solunumu ve kalp atışlarını yavaş yavaş azaltmaya başlıyor. Bir süre sonra ise, tamamen kalp atışları duruyor ve solunumu tamamen bitiyor. Bu sırada hücrelerinin içerisinde bulunan su ise donuyor. Dışarıdan bakıldığında ölmüş olarak gözüken bu tür, bahar aylarının gelmesi ve hava sıcaklığının artması ile tekrar hayata dönebiliyor. Hücrelerinin içinde bulunan donmuş su, hava sıcaklığının artması ile eriyor. Ve kalbi aylar sonra tekrar atmaya başlıyor. Ve hiçbirşey olmamış gibi hayatına, kaldığı yerden devam ediyor.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere…

Kaynaklar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir