Akbabalar #VahşiYaşam

Merhaba dostlar,

Serinin yeni bölümünde akbabalardan bahsedeceğiz. Akbabalar hakkında, farklı kaynaklardan topladığım bilgileri sizlerle paylaşacağım.

Leş yiyenler denilince akla ilk olarak, akbabalar gelir. Kuş türleri arasında en yırtıcı türlerden birisidir. Etobur olarak beslenirler. Genellikle; Avrupa, Asya ve çoğunlukla Afrika’da görülür. Genel yaşam alanları, yüksek dağ ve tepelerdir.

Nesilleri tehlike altındadır. Her geçen yıl, Dünya’da bulunan akbaba nüfusu azalmaya devam etmektedir.

Boyları 60 cm ila 1.2 metre arasında değişmektedir. En büyük tür olan Kara Akbaba, 13 kg’lık bir ağırlığa ve 1 metreden büyük bir boya sahiptir. Kanatlarını açtığı zaman ise 2-3 metre uzunluğa ulaşabilir.

Kafaları keldir. Çok sık tüyleri yoktur. Çok sık tüyleri olmamasına rağmen, oldukça yüksekte uçabilirler. Yerden yaklaşık 7-8 bin metre yüksekte uçabilirler. Kanatları çok güçlüdür. İri tırnaklara ve çok keskin bir gagaya sahiptirler. Bu gaga sayesinde, leş yerken zorlanmazlar.

İşitme duyuları çok iyi değildir. Ancak gözleri çok keskindir. Gözlerinin yanı sıra koku alma duyuları da oldukça gelişmiştir.

Gündüz beslenirler. Geceleri ise dinlenerek geçirirler. Sabah saatlerinde çok yükseklerde uçarak leş ararlar. Ve bir akbaba leş bulduğunda, diğerleri de kısa sürede olay yerine intikal eder 🙂 Yerden yaklaşık 7 bin metre yukarıdan, yerdeki bir leşi görebilecek keskinlikle gözleri vardır. Gözlerinde iki adet odak noktası bulunur. Bunlardan biri uzağı biri de yakını net görebilmeye yarar.

Akbabalar her ne kadar sevimli canlılar olmasa da; tabiata büyük hizmet ederler. Leşleri tüketerek salgın hastalıkları önlemeye yardımcı olurlar. Bir nevi çöpçü vazifesi görürler. Bakterilerin çoğalmasını büyük ölçüde engellerler.

Belli bir hiyerarşileri vardır. Özellikle leş tüketirken, en büyük gagası olan Alfa Akbaba her zaman öncelik sahibidir. Ve ondan sonra da, belli bir sıra ile yemeye devam ederler. Belgesellerde hepsi birden leşe saldırır gibi gözükse de, aralarında bir hiyerarşi vardır.

Çok az ürerler. Nesillerini tehlikeye atan en büyük etken de budur. Senede bir defa 1 yada 2 yumurta ile kuluçkaya yatarlar. Kuluçka süreleri 55-60 gün kadar sürer. Tek eşli canlılardır.

Yavrular yumurtadan çıktıktan sonra, 45 gün kadar anne babaları tarafından beslenirler. Uçacak duruma geldiklerinde ise yuvadan ayrılırlar.

Akbabalar çok uzun ömürlü canlılardır. Ortalama 110-120 sene kadar yaşarlar. Ancak tüm türleri bu yaşları göremez. Büyük bir çoğunluğu 55-60 yıl kadar yaşarlar.

Genelde canlı hayvanlara saldırmazlar. Çok istisnai durumlar olmadığı sürece, bir akbabayı canlı başka bir hayvana saldırırken görmek pek mümkün değildir. Canlı bir hayvana saldırmaktansa, zaten ölmüş olan bir hayvan onlar için daha iştah kabartıcıdır.

Bir leş yemeye başladıklarında, kemiklerinin iliklerine kadar tüketmeye devam ederler. Beslenmeleri bittiğinde sadece iskelet kalır. Bir oturuşta, vücut ağırlıklarının beşte biri kadar leş tüketirler.

Devasa boyutlarına rağmen, çok ürkek ve çekingen kuşlardır. Yiyeceklerinin başında başka bir kuş yada kara hayvanı varsa, önce onların gitmesini beklerler. Diğer kuş türlerinden de korkarlar. Kalıplarının adamları değillerdir 🙂

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere…

Kaynaklar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir