Çitalar #VahşiYaşam

Merhaba dostlar,

Bugün yazımızın konuğu çitalar olacak. Farklı kaynaklardan topladığım bilgiler ile, çitaların tarihi ve özellikleri hakkında sizleri bilgilendirmeye çalışacağım.

Çitalar, günümüzde en meşhur yırtıcı hayvanlardan biridir. Bu kadar meşhur olmalarının en önemli sebebi ise; şüphesiz karanın en hızlı hayvanları olarak gösterilmeleridir. Sadece 3 saniyede 96 km/s ulaşabilir ve bu hızlarını 113 km/s’e kadar çıkartabilirler. Bu inanılmaz hızları sayesinde çitalar, mükemmel birer avcılardır.

Çitalar diğer yırtıcı akrabaları olan aslanlar, leoparlar ve kaplanlar kadar heybetli değillerdir. Uzunlukları yaklaşık 1, 1 buçuk metre arasında değişmektedir. Kilo olarak ise  ila 60 kg arasında değişen bir ağırlığa sahiptirler. Çitaların belki de en önemli uzuvları olan kuyrukları ise, 60 ila 80cm uzunluğunda değişir. Kuyrukları çitalar için çok önemlidir. Özellikle yüksek hızlarda koşarlarken, kuyrukları sayesinde dengelerini korumaları gerekir.

Ortalama olarak 18-2o yıl yaşamaktadırlar. Doğal yaşam bölgeleri Afrika’dır. 1900’lü yıllarda 100 binden fazla bir nüfusa sahiplerken, günümüzde sadece 9-12 bin civarı yaşamaktadır. Bu nedenle nesilleri tehlike altındadır.

Çitalar kükremez. Zaten kimse bir çitadan aslan gibi kükremesini de beklemiyor. 🙂 Çitalar genellikle miyavlama tarzı sesler çıkararak iletişim kurarlar.

Sırtlanlar yazımızda da bahsettiğimiz gibi, çitalarında kendilerine has bir deri yapıları vardır. Derilerinin üzerinde siyah benek ve çizgiler bulunur. Aynı insanlarda bulunan parmak izi gibi, her çitanın benekleri farklıdır.

Oldukça aerodinamik bir vücut yapısına sahiptirler. Vücutlarında bulunan her uzuv, hız için tasarlanmıştır. Pençelerini diğer kediler gibi geri çekemezler. Göğüsleri geniş ve omurgaları ise esnektir. Bacakları ise ince ve uzundur. Belgesellerde bir çitayı koşarken görürseniz, çoğu zaman ayaklarının yerle temas bile etmediğini görebilirsiniz.

Diğer yırtıcı akrabaları kadar büyük olmadıkları için, genelde küçük avların peşinde koşarlar. Bir çitanın buffalo avlamasını bekleyemeyiz. Genellikle ceylan ve impala gibi avlayabilecekleri hayvanların peşinden koşarlar. Ama eğer grup halinde avlanıyorlarsa, zebralar üzerinde şanslarını deneyebilirler.

Avlarını yakaladıktan sonra hemen tüketmeleri gerekir. Çünkü leşçi sırtlanlar ve büyük kediler tarafından avları sık sık ellerinden alınabilir. Bu nedenle olabildiğince hızlı tüketmeleri gerekir. Zira çitalar, diğer kediler ile yapılan bir kavgadan büyük zararla ayrılabilir.

Herhangi bir çiftleşme dönemleri yoktur. Canları istedikçe çiftleşirler. Bir çitanın gebelik süresi 3 aydır. Ve her seferinde 2 ila 4 yavru Dünya’ya getirirler. Yavrularının yetiştirilmesine büyük önem verir ve onlara avlanmayı uygulamalı olarak öğretirler. Çita yavrularının diğer kediler tarafından öldürüldüğünü belgesellerde sık sık görürüz. Bu nedenle her yavrunun yetişkinliğe erişmesi hemen hemen imkansızdır. Anne çitalar, yavrularını diğer yırtıcılardan korumak için sık sık yuvalarını değiştirir. Bunu yaparak; diğer yırtıcıların, yavrularının kokusunu almamaları sağlamaya çalışır.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere…

Kaynaklar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir