Şehrin Ortasında Bir Kale ! — Görülesi Yerler #1

Merhaba dostlar,

Bugün sizlere farklı bir gönderi hazırlamaya karar verdim. Eski Türk Devletleri serimizi bitiriyoruz. Bundan sonra ise ”Görülmesi Gereken Yerler” adında bir seyahat serisi başlatıyorum. Bunun yanı sıra, ”Osmanlı Padişahları” adında bir seri daha başlatacağım. Önümüzdeki günlerde bu iki seri üzerinden paylaşımlarıma devam edeceğim. ”Görülesi Yerler” serimizin ilk bölümünde; yaşadığım şehirde bulunan Karahisar Kalesi’nden bahsedeceğim.

Cumhuriyet’in kurulduğu topraklarda, M.Ö 1350’li yıllardan beri yükselen bir kaledir; Karahisar Kalesi. Yerden yüksekliği 226 metreyi bulmaktadır. Hitit İmparatoru II. Murşil, Arvaza seferine çıktığı sırada, askerlerinin kışı geçirebilmeleri amacıyla inşaa ettirmiştir. İlk yapıldığı günlerde kaleye, Hapanuva(Yüksek Tepe Şehri) ismi verilmiştir. Kalenin konumu nedeniyle, tarih boyunca hemen her yüzyılda bu kaleye sahip olmak büyük bir önem taşıyordu.

MÖ.VIII-VII yüzyıllarına gelindiğinde, kale Friglerin eline geçmiştir. Kalenin etrafına, Akronium adında bir yerleşim yeri kuran Frigler, bu bölgeyi tamamen kontrolleri altına almışlardır. Zaten Afyonkarahisar’ın tarihine baktığınız zaman, hemen her noktada Frigler’in bıraktıkları eserlere rastlarsınız. Frigler’den sonra sırasıyla; Lydialılar, Persler, Helenler, Pergamon Krallığı, Romalılar ve Bizanslıların kontrolü altına geçmiştir. Bizanslılar, kendi dönemlerinde kalenin içerisine bir kilise inşaa etmişlerdir. Ve ibadetlerini bu kiliseyi kullanarak gerçekleştirmişlerdir. Bizanslılar döneminde kale, Akroenos ismi ile anılmaktaydı.

XI. yüzyıla gelindiğinde; Malazgirt savaşı sonrası, Selçuklular bölgeyi hakimiyetleri altına almışlardır. Ve dönemin Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat tarafından kalenin içerisine; bir saray, bir su sarnıcı ve bir mescit inşaa ettirilmiştir. Ayrıca Selçuklu Devletinin hazinesi de, kale içerisinde muhafaza edilmiştir. Kale günümüzde bilinen adını, Selçuklular döneminde almıştır. Ve 11. yüzyıldan itibaren Karahisar Kalesi olarak anılmaya başlamıştır.

Karahisar Kalesi, tarih boyunca birçok savaşa ev sahipliği yapmıştır. Bir rivayete göre; Kaleyi kuşatma altına alıp, bir türlü düşüremeyen Bizans İmparatoru ”Dünya fethedilir, bu kale fethedilemez” diyerek kuşatmaktan vazgeçmiştir.

Bir dipnot olarak: Eski filmlerini, hepimizin bayıla bayıla izlediği Battal Gazi, Karahisar Kalesi’nde şehit olmuştur.

Bir gün Afyonkarahisar’a gelip, Karahisar Kalesi’ne tırmanmak isterseniz; 625 adet basamaktan oluşan zorlu bir merdiveni tırmanmak zorundasınız. Oldukça yorucu bir eylem olarak gözükse de, tırmandıktan sonra göreceğiniz manzaraya değecektir. Bunun yanı sıra, Kale’nin eteklerinde bulunan eski Afyon evlerini görebilir. Tarihi han ve camiileri ziyaret edebilirsiniz. Kale’nin eteklerinde, yine tarih kokan birçok gezilecek yerler mevcut. Bir örnek olarak; Selçuklu döneminde inşaa edilen ”Ulu Camii” ziyaret edilmesi gereken yerlerden birisidir. Eski Afyon Evleri ise fotoğrafçı arkadaşların, iştahlarını kabartacaktır.

Karahisar Kalesi, tarihi boyunca birçok batıl inanışa da ev sahipliği yapmıştır. Birkaç örnek vermek gerekirse;

  • Karahisar Kalesine tırmanan bir kişinin, 7 yıl boyunca Afyonkarahisar’dan ayrılmayacağına, yaşamını burada devam ettireceğine inanılır. Buna bir örnek olarak; 2010 yılında Afyonkarahisar’a öğrenci olarak gelen @ademkrgl, 2010 yılında bir hevesle bu kaleye çıkmış ve öğrencilik hayatı bitmesine rağmen hala şehirden ayrılamamaktadır. 🙂 Geçen sene 2017’de, 7 yıllık kontratının dolacağı günlerde, bir kez daha benimle birlikte kaleye tırmanmış ve Afyonkarahisar ile 2014 yılına kadar sözleşme imzalamıştır. 🙂

 

  • Günümüzde hala devam ettirilen oldukça ilginç bir diğer batıl inanç; evde kalmış kızların kısmetlerini burada aramalarıdır. Karahisar Kale’sinin tepesinde ”Kız Kulesi” adı verilen bir kule bulunur. Bu kulenin içerisinde ise, Afyonkarahisar manzarasına doğru bakan bir oyuk bulunuyor. Genç kızlarımız kaleye tırmandıktan sonra, Kız Kulesi’nin oyuğundan başlarını çıkarırlar. Afyonkarahisar manzarasına doğru yüksek sesle ”Bahtım Bahtım, Altın Tahtım, Evlenecek Vaktim” manisini söylerler. İnanışa göre, bu yöntem sayesinde kısmetlerinin açılacağını düşünüyorlar.

Karahisar Kalesi için tarih boyunca pek çok mani söylenmiş, adına birçok türkü yazılmıştır. Yazımı burada bitirirken, Karahisar Kale’sinin en çok bilinen türküsü ile sizleri başbaşa bırakıyorum. İyi dinlemeler. Okuduğunuz için teşekkürler. Bir sonraki bölümde görüşürüz falan filan…

Kaynaklar: 1 2 3 4 5 6 7 8 10 11 12

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir