Bulgarlar – Eski Türk Devletleri 12. Bölüm

Merhaba dostlar,

Eski Türk Devletleri serimizin 12. bölümündeyiz. Bu bölümde Bulgarlar üzerine konuşacağız. Ve günümüze kadar ulaşmayı başarabilmiş olan bir devletin, tarihini daha yakından inceleyeceğiz.

Tarihler 453 yılını gösterdiğinde, Büyük Hun İmparatorluğunun en büyük hükümdarlarından biri olan Atilla, hayata veda ediyor. Ve bünyesinde birçok boy barındıran Büyük Hun İmparatorluğu, dağılma tehlikesi ile karşı karşıya kalıyordu. Bu tarihlerde, Büyük Hun İmparatorluğu idaresinde bulunan birçok boy ve kavim, tehlikenin farkına varmış ve bir bir Büyük Hun İmparatorluğundan ayrılmaya başlamışlardı.469 yılında Büyük Hun İmparatorluğunun tamamen yıkılmasının ardından, Hunlar kitleler halinde Güney Rusya Ovalarına doğru bir göç başlattılar. Burada, bünyesinde birçok Türk kavmi barındıran bir topluluk olan; Ogurlar ile karşılaştılar.(Bazı kaynaklarda Ogurlar, bazı kaynaklarda ise Onogurlar)

Ogurlar ile birleşen Hun kavimleri, o tarihten itibaren Bulgar adı ile anılmaya başlıyorlar. Bulgar isminin kökeni ise, ”bulgalamak” sözcüğünden gelmektedir. Eski Türkçe de ”bulgalamak”; karışık anlamına gelmektedir.

630 yılında Göktürk Devletinin yıkılması üzerine, Kafkasların kuzeyinde kuruldu. Kurucu hükümdarı Kubrat olan Büyük Bulgar Devleti, uzun ömürlü bir devlet olamaz. Hükümdarları Kubrat’ın ölümünden hemen sonra dağılmaları bunu yeterince açıklıyor. Kubrat döneminde, Hazarlar ile mücadele eden Büyük Bulgar Devleti, sonunda Hazarlar tarafından yıkılmıştır. Bu yıkılma sonucunda ise ikiye bölünmüştür.

Tuna Bulgar Devleti

Hazarların himayesini kabul etmeyen Bulgarlar tarafından kurulmuştur. Kuruluş tarihi 679 yılıdır. Hükümdarları ise Kubrat’ın en küçük oğlu olan, Asparuh’tur. Tuna Bulgarları hem kahpe Bizans ile hemde Avarlar ile mücadele etmişlerdir. En büyük hükümdarları olarak kabul edilen Kurum Han zamanında, Bizans orduları büyük bir yenilgiye uğratılmış ve Bizans İmparatoru bu savaşta öldürülmüştür. Tuna Bulgarları, o zamanın koşullarında İstanbul’u kuşatabilecek bir güce ulaşmışlardır.

Tuna Bulgarlarının hakim olduğu bölgede birçok Slav ırkı yaşıyordu. Yaklaşık iki asır boyunca Türklüklerini muhafaza etmeyi başarabildiler. Taa ki Boris Han, devletin başına geçene kadar… (864) Boris Han yönetiminde, Hristiyanlık resmi din olarak kabul edilmiş ve zaten Türklüklerini korumakta zorluk çeken Bulgarlar, Slav nüfusu arasında asimilasyona uğramıştır. Daha sonra 14. yüzyıldan itibaren ise Osmanlı İmparatorluğu himayesinde yaşamaya devam etmişlerdir.

İtil Bulgar Devleti

Aynı şekilde Tuna Bulgarları gibi, Hazar hakimiyetini kabul etmeyerek kuzeye doğru göç etmişlerdir. Burada İtil(Volga) ve Kama nehirlerinin birleştiği bir noktada kurulmuştur. Yerleşmiş oldukları bölge, o dönem Dünya ticaretinin en önemli merkezlerinden birisiydi. Zaten ticarette iyi olan Bulgarlar, bu stratejik konumu çok iyi değerlendirmiştir. Başkentleri olan ”Bulgar”, o dönemde Dünya’nın en önde gelen ticaret merkezlerinden birisi olmuştur.

Nasıl Tuna Bulgarları, Slavlardan etkilenip Hristiyanlığı seçti ise: İtil Bulgarları ise o dönem Abbasiler ile temasta bulunmuş ve Abbasilerden onlara İslamiyeti anlatmaları için Din alimleri istemişlerdir. Abbasi halifesinin bu teklifi kabul edip, din adamlarından oluşan bir heyet göndermesi üzerine; İslamiyet ile tanışmış ve benimsemişlerdir.

Günümüzde bulunan, Kazan Türklerinin soyu İtil Bulgarlarından gelmektedir. Tuna Bulgar Devleti gibi asimile olmamış ve Türklük kimliklerini koruyabilmişlerdir. 1237 yılında Altın Orda Devleti tarafından yıkılmıştır.

Bir sonraki bölümde görüşmek ümidiyle…

Kaynaklar: 1 2 3 4 5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir