Hazarlar – Eski Türk Devletleri 11. Bölüm

Merhaba dostlar,

Son günlerde, bilgisayarımda bazı teknik problemler yaşıyorum. Dlive canlı yayınlarında mikrofon arızası yaşamıştım. Bu yaşadığım sorun yüzünden birkaç defa bilgisayarımın müşteri hizmetleri ile görüştüm. Bu görüşmeler esnasında, bilgisayarımı sıfırlattırmak zorunda kaldım. Bilgisayar sıfırlanınca, daha önceden hazırlamış olduğum blog yazılarımı da kaybetmiş oldum. Şimdi tekrar hazırlamak zorunda kaldım.

Bugün, serimize kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu bölümde, Hazarlar Devletinden bahsedeceğiz.

Hazar Devleti, Türk tarihi boyunca Museviliği benimsemiş tek Türk devletidir. Günümüzde ise Rusya ve Avrupa’da yaşayan birçok Musevi, Hazarlar’ın soyundan gelmektedir. Hazarlar, 630 yılından 1030 yılına kadar Kafkasya üzerinde hakimiyetini devam ettirmiştir. Buna ek olarak; o dönemde, bölgenin ticaretini ve diğer devletlerin politikalarını önemli ölçüde etkilemişlerdir.

Hazarlar ismi, ”Kaz” ve ”Er” sözcüklerinden türemiştir. Kaz=Gezen/Kezen anlamlarına gelirken, Er=Yiğit Kişi anlamına geliyor. Bundan türeyen Kazer sözcüğü ise zamanla, önce Hazer daha sonra ise Hazar olarak türemiştir.

Hazarlar, köken olarak Sabirler’e ve Batı Göktürkler’e dayanır. Batı Göktürkler’in yıkılmasının ardından ilk olarak Sabirler tarafından kurulmuştur. Daha sonraları 629 yılında Bizanslılar ile yaptıkları anlaşma sonucunda: Azerbaycan ve Ermenistan hattını kontrol etmeye başladılar. Ve önemli bir güç haline geldiler. Ama bunun karşılığında, Bizans için büyük bir tehdit olan Sasaniler ile çetin bir mücadeleye girdiler. Kahpe Bizans, durduk yere böyle bir taviz vermedi Hazarlar’a 😀

Daha sonraları, 657 yılında Göktürkler’in yıkılması ve Batı Göktürk topluluklarının da kendilerine katılması ile güçlerini bir hayli artırdılar. 665 yılında Büyük Bulgarya Hanlığı’nın yıkılması ile başlayan ve Bulgar Hanı’nın kendilerine katılmasıyla sonuçlanan süreçte hem topraklarını hemde ordularını büyütmüş oldular.

Hazarlar döneminde, devlet tarihini incelemek oldukça zor. Bunun nedeni ise Hazarlar’ın tarihsel olarak yazılı kayıtlar tutmaması ve bu konuda herhangi bir arşiv bırakmamaları. Bu nedenle özellikle hükümdarları konusunda net bilgilere sahip bir kaynak bulunmuyor. Hazarlar’ı inceleyebilmenin tek yolu, Hazarlar ile aynı dönemde yaşayan toplulukların kayıtlarına bakmak oluyor. Tabi bu toplulukların hepsinde Hazarlar ile ilgili bilgiler yer almıyor. Ancak bir savaş durumu yada başka tarihsel büyük olaylarda, diğer devletlerin kayıtlarında isimleri geçiyor.

Hazarlar’ın İslamiyetin Yayılışı döneminde yaşadıklarından eminiz. Bu dönemde Hz. Ömer komutasında bulunan İslam Orduları ile mücadele ettiklerini ve geri çekilmek zorunda kalmışlardı. Daha sonra, Hz. Osman’ın şehit edilmesi ve yerine halife olan Hz. Ali dönemindeki iç karışıklıklar sebebi ile kurtulmuşlardı. Sonraları ise hem Emeviler hemde Bizanslılar ile mücadelelerine devam ettiler. Bunların sonucunda, günümüze kadar ulaşan bir soy bırakmış oldular. 900’lü yıllardan itibaren güçlenen Slavlar ile büyü mücadelelere girdiler ancak 1030 yılında daha fazla ayakta kalamayıp yıkıldılar. Devletin yıkılmasının ardından, birçok halk kitleler halinde Kırım, Kafkaslar ve Hazar Denizi üzerinde göçe başladılar. Ve her ne kadar asimile süreçlerinden geçmiş olsalar dahi, Hazarlar günümüzde hala soyunu devam ettirmektedir.

Bir sonraki bölümde görüşmek ümidiyle…

 

Kaynaklar: 1 2 3 4 5

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir