Avrupa Hun İmparatorluğu – Eski Türk Devletleri 2. Bölüm

Merhaba dostlar,

Geçtiğimiz günlerde, ”Eski Türk Devletleri” adında bir seri başlatmıştım. Ve serimizin ilk bölümünde, ”Büyük Hun İmparatorluğu” üzerine konuşmuştuk. İlk yazımızı incelemek için gömülü olan linke tıklayabilirsiniz. Bu yazımızda ise Avrupa Hun İmparatorluğu‘nu inceleyeceğiz.

Avrupa Hun İmparatorluğu, Avrupa’da kurulmuş ilk Türk devletidir. Devletin kurucusu Balamir‘dir. Önceki yazımda da bahsettiğim gibi, Büyük Hun İmparatorluğu bir diğer adıyla Asya Hun İmparatorluğu, bölündükten sonra ikiye ayrılmıştı. IV. yüzyılın sonlarına doğru gelirken, Balamir‘in liderliğinde batıya doğru göç eden Hunlar burada bir kavimler göçüne sebep olmuşlardı. Diğer Hunlar ise Doğu Anadolu’ya doğru göç etmişlerdi. Balamir öldükten sonra, Balamir‘in oğlu yada torunu olduğu zannedilen(net bir bilgi yok) Ildız liderliğindeki Hunlar, Karpat Dağlarını aşarak Macaristan’a geldiler. Burada Avrupa Hun İmparatorluğu’nun temelleri atılmış oldu.

Avrupa Hun İmparatorluğu‘nun dış politikası, imparatorları Ildız zamanında belirlenmiştir. Bu politika ile amaçlanan, Bizans İmparatorluğunu baskı altında tutmak ve Cermenlere karşı Batı Roma İmparatorluğu ile işbirliği içerisinde olmaktı. Bir zaman sonra, Hunların Tuna üzerinde görülmesi, ikinci bir kavimler göçü dalgası başlatmıştı. Bu kavimler göçü sonunda, bazı kavimler Roma topraklarına girmeye başlayınca Batı Roma İmparatorluğu, İmparator Ildız‘dan yardım istemiştir. Ildız bu talep karşısında, bir yandan Batı Roma’yı barbar (Germen) kavimlerinden kurtarmış. Diğer bir yandan ise bu barbarları Ren Nehri ötesine Galya’ya (O zamanki Fransa) göçe zorlamıştır. Muhtemelen Asterix ve Oburix Ildız‘dan nasibini almıştır 🙂

Takvimler 409 yılını gösterdiğinde, Bizans İmparatorluğu, Tuna nehrini aşmış ve Avrupa Hun Devleti için tehdit oluşturmaya başlamıştı. Bizanslılara karşı büyük galibiyetler kazanılmıştır. Bu gelişmelerin üzerine Bizans, bir elçi göndererek Ildız ile barış görüşmeleri yapmak istemiştir. Kendisine gönderilen elçiye ise Ildız şöyle cevap vermiştir: ”Güneşin battığı yere kadar her yeri zapt edebilirim” Bu meydan okuma Ildız‘ın kendine olan güvenini bir kez daha ortaya koymuş ve Bizans’ı korkutmasına yetmiştir.

Ildız döneminde Avrupa Hun İmparatorluğu, Orta Asya’dan başlayan ve Hazar Denizinin doğusuna kadar devam eden topraklarda hakimiyet sağlamışlardır. Ildız döneminde, merkezi otoriteye oldukça önem verilmiştir. 410 yılında hayatını kaybeden Ildız’dan sonra sırasıyla, Karaton, Muncuk, Oktar, Rua, Bleda, Atilla ve İlek hükümdarlığa gelmiştir. Bu hükümdarlardan en çok bilineni ise Attila‘dır. Atilla zamanında en parlak dönemlerinden birini yaşayan Hunlar, Atilla‘nın ölümünden sonra zor günler yaşamıştır.

Atilla‘nın, İlek, Dengizik ve İrnek adında üç oğlu vardı. Babalarının ölümünden sonra, devlet idaresinde bir türlü başarıyı yakalayamayan bu üç prens peşi sıra hayatını kaybetmiştir. Önce Germen kavimleri ile şavaşırken, İlek hayatını kaybetti. Onun ardından tahta geçen Dengizik, Doğu Roma ile girdiği bir savaşta şehit oldu. Hunların artık Avrupa’da tutunamayacağını farkeden son oğul İrnek ise, emrindeki Hunlar ile Karadeniz’in güneyine çekildi. Burada tekrar bölünen Hunların bir kısmı Orta Asya’ya geri döndü. Diğer bir kısmı ise, o dönemde Avrupa’ya doğru ilerleyen Avarlar‘a katıldılar. İrnek komutasındaki bu Hunlar, daha sonraları Macaristan ve Bulgaristan’ın ortaya çıkışında etkili olmuşlardır.

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere. Esen Kalın.

Kaynaklar: 1 2 3 4 5 6 7

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir