Büyük Hun İmparatorluğu – Eski Türk Devletleri 1. Bölüm

Merhaba Dostlar,

Eski Türk devletleri hakkında bir seri başlatmaya karar verdim. Bu seri boyunca, eski Türk devletleri hakkında tarihsel bilgiler vermeye çalışacağım. Sizler bu bilgileri okurken, bende bir yandan tarih bilgimi tazelemiş olacağım. Bu yazıda sizlere bahsedeceğim devlet, Büyük Hun İmparatorluğu olacak. Serinin devamında ise farklı devletler üzerinden günümüze kadar gelmeyi planlıyorum.

Büyük Hun İmparatorluğu diğer bir adı ile Asya Hun İmparatorluğu, bilinen ilk Türk devletidir. Bilinen ilk hükümdarı ise Teomandır. Tarihsel olarak incelememiz gerektiğinde, her kaynakta farklı tarihlerle karşılaşıyoruz. Bu nedenle ilk kuruluş tarihi net olarak bilinemiyor. M.Ö 220 yıllarında kurulduğu ve M.S 300 yılına kadar ayakta kaldığı tahmin edilmektedir. Ayrıca Orta Asya üzerinde kurulan ilk Türk devleti olma özelliğini taşımaktadır.

Büyük Hun İmparatorluğu, Türk boylarını ilk defa bir sancak altında toplamayı başarmıştır. Hatırlarsanız, Dünyanın Yeni Yedi Harikası yazımda Çin Seddi’ne atıfta bulunmuştum. Ve Çin Seddi’nin asıl yapılış amacının, Türk akınlarını kesmek olduğunu dile getirmiştim. İşte günümüzde, Dünyanın Yedi Harikası olarak gösterilen o Çin Seddi’nin yapılmasını sağlayan imparatorluktur. Büyük Hun İmparatorluğunun ardı arkası kesilmeyen saldırılarını önlemek amacıyla, zamanın Çin Kralı Qin Shin Huang tarafından yapılmıştır.

Büyük Hun İmparatorluğu döneminde; Çin vergiye bağlanmış ve İpek Yolu’nun kontrolü ele geçirilmiştir. Ve Avrupa’da Roma İmparatorluğu’na kadar ulaşan topraklara egemen olunmuştur. Büyük Hun İmparatorluğu, en parlak dönemini Teoman‘ın oğlu olan Mete Han döneminde yaşamıştır. Mete babası Teoman‘ı öldürerek tahta geçmiştir. Mete Han, günümüzdeki ordu sisteminin de kurucusudur. Mete Han zamanında, Sibirya, Çin Denizi, Japon Denizi ve Hazar Denizi arasındaki tüm topraklar fethedilmiştir. Ve Çin ile mesafeli bir ilişki yürütülmüştür. Bunun başlıca nedeni ise, Türk halkının Çin halkının arasında asimile olmasının önüne geçmektir.

Hunlar genel olarak bozkırda yaşarlardı. Yerleşik hayatı sevmeyen Hunlar, göçebe bir hayatı tercih ederlerdi.  Geçimlerini ise hayvancılık ve biraz tarım yaparak sağlıyorlardı. Avcılık konusundaki kabiliyetleri ön plana çıkıyordu. Büyükbaş hayvancılık ile uğraşmayan Hunlar, genelde koyun sürüleri yetiştirirlerdi. Ama en iddaalı oldukları konu, at yetiştiriciliği idi. Atlara büyük bir saygı duyarlardı. ”Bir yiğidin atı, onun en yakın yaveridir.” diye bir sözleri bile varmış zamanında.

Hun İmparatorluğu, büyük hükümdar Mete‘nin ölümünden sonra bir süre iç karışıklıklar ile uğraşmıştır. Bunun başlıca nedeni ise taht kavgaları olmuştur. Büyük Hun İmparatorluğu‘nun, içine düştüğü bu durumu değerlendirmek isteyenler de olmuştur. Bilin bakalım kim? Tabii ki Çin ! Çin, dışarıdan bakıldığında Anime karakterlerine benzeyen, ama dışı bizi içi Büyük Hun İmparatorluğu‘nu yakan piremsesleri ile bu çöküşü hızlandırmıştır. Çinli prensesler, abaza hükümdarların aklını başından almış ve Büyük Hun İmparatorluğu‘nun parçalanmasında büyük bir rol oynamışlardır. Daha sonra Büyük Hun İmparatorluğu, Doğu ve Batı(bazı kaynaklarda Kuzey ve Güney) olmak üzere ikiye ayrılmıştır.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Esen kalın.

Kaynaklar: 1 2 3 4 5 6 7

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir