Batı bizi kıskanıyor mu? Dış mihraklar bizden ne istiyor?

Merhaba dostlar,

Bir önceki yazımda, yeni yayınlanan bu reklamın Atatürk kısmına atıfta bulunmuştum. Bu yazı da ise farklı bir noktadan bu reklamı yorumlamaya çalışacağım. Reklamda aslında baskın olarak kullanılan tema, Osmanlı teması. Aslında Osmanlıcılık fikri, 2002’den beri, yani mevcut iktidar ülkenin başına geldiğinden beri izlenen bir politika. Sürekli olarak Osmanlı üzerinden propagandalar yapılması. Osmanlı’ya özellikle Abdülhamit Han’a atıfta bulunma bunun yanı sıra ülkemizde artan Osmanlı dizileri. Sürekli olarak halkın bilinçaltına işlenmeye çalışılan ”Osmanlı geri mi dönüyor” düşüncelerine sevk eden kampanyalar zinciri.

Ve bunları yaparken, Osmanlı’nın övülüp, Atatürk’ün eleştirilmesi. Tüm bunlar sonucunda ise, Atatürkçü-Osmanlıcı kavramının ortaya çıkması.

Ecdadımıza hepimiz saygı duyuyoruz. Bir insanın Atatürk’ü sevmesi, Osmanlı’dan nefret etmesini gerektirmiyor ise; Osmanlı’yı sevmesi de Atatürk’ten nefret etmesi için bir sebep değildir. Olmamalıdır. Osmanlı İmparatorluğu, 13. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar Dünya’nın büyük bir bölümüne hükmetmiş bir imparatorluktur. Ama önemli olan kısım ne kadar çok yere hükmettiği değil, hükmettiği yerlerde ki insanların yaşam koşullarıdır. Osmanlı İmparatorluğu, hükmettiği her bölgede, Müslüman-Gayrimüslim ayrımı yapmadan insanların kardeşçe yaşamalarını sağlamıştır. İnsanları kutuplaştırmadan, dilini, dinini ve dahi ırkını sorgulamadan aynı ortamda yaşamalarını tahsis etmiştir.

Ama tüm bunlar Osmanlı İmparatorluğu’nu mükemmel yapmaya yeter mi? Osmanlı İmparatorluğu hiç mi hata yapmamıştır. Herşey bizlere okullarda öğretildiği gibi midir? Batı Dünya’sı gelişirken, kendi hırslarına yenik düşüp o gelişmeleri elinin tersiyle iten Osmanlı değil miydi? Kendisini her fırsatta Batı’dan üstün gören Osmanlı değil miydi? Birgün bozulmayacak mıydı bu huzur? Bir gün bitmeyecek miydi Osmanlı’nın müthiş kudreti. Elbette bitecekti. Ama Osmanlı bunu çok geç fark etti. İşte tam o esnada Atatürk devreye girdi.

Mesele o ki, Osmanlı İmparatorluğu’da bizim ecdadımız Atatürk’te. Hepsi bu toplumun değerleri. Geçmişimizle gurur duyduğumuz şeyler olduğu gibi, keşke olmasaydı diyebileceğimiz eleştirilerimiz de olmalı. Bırakalım hala daha Batı’yla uğraşmayı.

Size çok ilginç bir bilgi vereyim mi beyler? Batı bizi kıskanmıyor ! Vallaha kıskanmıyor ! Dış mihrak diye bir şey yok.

Osmanlı’nın zamanında yaptığı hataların aynısını şuanda tekrarladığımızın farkında mısınız? Batı’yı elimizin tersiyle ittiğimizi. Osmanlı zamanındaki o muhteşem egonun tekrardan zuhur ettiğinin farkında mısınız? Kim kıskanıyor bizi?

  • Yıllardır girmeye çalıştığımız Avrupa Birliği’nden bir çırpıda çıkan İngiltere mi?
  • Bırakın cari açık vermeyi, cari fazla veren Almanya’mı?
  • Eyyy Amerika diye dilimizden düşürmediğimiz ama her fırsatta müttefiğiz diye kol kola gezdiğimiz macera dolu Amariga mı?
  • Yüz ölçümü Konya kadar olan ama tarımda Türkiye’den 10 kuşak ileride olan Hollanda mı?
  • Her fırsatta katil İsrail diye naralar attığımız. Davos’ta büyük bir ayar çekip kahraman olduğumuz ama el altından sürekli olarak ticari anlaşmalar yaptığımız İsrail mi?

Foto kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir